Bir kümesin çatısında rüzgarı yaran o şampiyon kuşları, bulutların arasında kaybolan o efsanevi uçucuları saatlerce hayranlıkla izleriz. Ancak o kuşların havada sergilediği o kusursuz şov, aslında aylar öncesinde, loş bir yuvalığın içinde yapılan doğru bir seçimin eseridir. Kuşçulukta değişmez bir kural vardır: "Kümesin kalbi havada değil, damızlık hanede atar." Fabrika sağlamsa, üretim de sağlam olur.
Değerli Eguvercin.com dostları, bugün gökyüzünden inip kümesin en mahrem, en değerli köşesine; damızlıkhaneye giriyoruz. Pazardan göze hoş gelen iki kuşu alıp aynı yuvaya kapatmakla "damızlık eşleme" yapılmaz. Geleceğin şampiyonlarını, hastalıklara meydan okuyan o çelik gibi yavruları verecek bir Damızlık Güvercin nasıl seçilir?
Gelin, yılların tecrübesiyle şekillenmiş o ince detayları, ezbere lafları bir kenara bırakarak masaya yatıralım.
# 1. Soy Ağacı (Şecere): Genetik, Güzellikten Üstündür
Bir kuşu damızlık yapmadan önce sormanız gereken ilk soru "Nasıl uçuyor veya nasıl görünüyor?" değil, "Kimin yavrusu, hangi soydan geliyor?" olmalıdır.
Altın Kural: Vasat bir ailenin tesadüfen şampiyon olmuş yavrusundansa, şampiyon bir ailenin vasat uçan yavrusunu damızlık yapmak her zaman daha garantilidir. Çünkü genetik (kan hattı) tesadüflere yer bırakmaz.
Bir kuşun rengine, paçasına veya yürüyüşüne aldanıp damızlık seçmeyin. O kuşun kardeşleri nasıl uçuyor? Anne-babası yavrularına nasıl bakıyor? Kendi kan hattında genetik bir sakatlık (çarpık bacak, körlük vb.) var mı? Damızlık alacağınız kuşun geçmişini, yani şeceresini bir dedektif gibi araştırmalısınız.
# 2. Eldeki His: İskelet Yapısı ve Fiziksel Muayene
Efsane bir soya sahip bir kuşu buldunuz, sıra geldi onu elinize alıp tartmaya. İyi bir damızlık, elinize aldığınızda size "ben buradayım" demelidir.
Çatal Kemiği (Anüs Bölgesi): Kuşu ters çevirip anüsünün (kloak) hemen altındaki iki ince kemiği (çatal kemiğini) yoklayın. Bu kemikler arası açık, gevşek ve etsiz olmamalıdır. Birbirine yakın ve sıkı (kapalı) çatal kemikleri, kuşun güçlü bir iskelete ve sağlam bir kas yapısına sahip olduğunu gösterir.
(Not: Yumurtlamak üzere olan dişilerde bu kemikler doğal olarak biraz açılır, bu normaldir.)
Göğüs Kemiği (Lades): Hayvanın göğsünü ortadan ikiye bölen o uzun kemik dümdüz olmalıdır. Eğri büğrü, "S" çizmiş veya darbeli bir göğüs kemiğine sahip olan kuşun iskelet sistemi kusurludur, yavrularına da bu zayıflığı aktarma riski yüksektir.
Tüy Kalitesi: Kuşu elinizde tutarken tüyleri kaba saba, sert veya kuru olmamalıdır. İyi bir damızlığın tüyü elden sabun gibi kayıp gitmeli, pudrası yerinde ve parlak olmalıdır. Tüy kalitesi doğrudan kuşun iç sağlığını yansıtır.
# 3. Gözler Yalan Söylemez: Bakışlardaki Ateş
Usta bir yetiştirici, damızlık seçeceği kuşun gözlerinin içine uzun uzun bakar. Güvercinin gözü, onun zekasını, sağlığını ve karakterini ele veren en büyük aynadır.
Göz bebekleri, ışığa karşı anında tepki vermeli (küçülüp büyümeli) ve kesinlikle mat olmamalıdır.
Göz irisindeki renkler (ister çakır, ister zeytini, ister sarı olsun) canlı, zengin ve damarlı olmalıdır. Soluk, feri sönmüş, yaşaran veya etrafı şişkin gözlere sahip bir kuş asla damızlık haneye sokulmaz. O bakışlarda her zaman bir "cinlik", bir uyanıklık ve ateş hissetmelisiniz.
# 4. Şampiyon Uçucu, Her Zaman Şampiyon Damızlık Olur mu?
Kuşçuluk camiasının en büyük yanılgılarından biri budur: "Kuş havada 30 metre fişekliyor, efsane takla atıyor, hemen kanadını kesip damızlığa ayırayım!"
Bir kuşun havada mucizeler yaratması, o mucizeyi yavrusuna aktarabileceği anlamına gelmez. Bazen efsanevi uçucular, yavrularına o yeteneği geçiremezler. Buna karşın, havada performansı ortalama olan ama kan hattı çok güçlü bir kuş, inanılmaz yavrular verebilir.
Bu yüzden damızlık seçerken sadece performansa değil, "aktarım gücüne" (prepotesyans) bakılır. Bir kuşun iyi bir damızlık olup olmadığını anlamanın tek yolu, ondan yavru alıp o yavruları havada denemektir.
# 5. Hastane Kaçkınından Damızlık Olmaz!
Burası çok kritik. Kümesinizde Salmonella'yı, Veba'yı (PMV-1) veya ağır bir solunum yolu hastalığını zar zor atlatmış, aylarca ilaç yemiş, bir deri bir kemik kalıp sonradan toparlamış bir kuşunuz olabilir. O kuşu ne kadar severseniz sevin, asla damızlık yapmayın.
Ağır hastalıklar ve yoğun antibiyotik kullanımları, kuşun üreme sistemini (yumurtalıklarını ve spermlerini) ciddi şekilde tahrip eder.
Daha da kötüsü, bu kuşlar hastalığı yenseler bile "taşıyıcı" kalabilirler. Kendi yumurtalarından çıkan o körpe, savunmasız yavrulara kursak sütü verirken o mikrobu doğrudan kusarlar. Sonra "Benim yavrular 15 günlük olunca neden aniden ölüyor?" diye düşünür durursunuz.
Damızlık kuş, hayatı boyunca ciddi bir hastalık yüzü görmemiş, direnci çelik gibi olan kuştan seçilir.
# 6. Yaş ve Karakter Meselesi
Damızlık kuş, ergenlik krizleri geçiren bir yavru olmamalıdır.
İdeal Yaş: 3-4 aylık, daha tüyünü yeni düzmüş bir kuşu eşe atmak cinayettir. Kuşun hem fiziksel hem de zihinsel gelişimini tamamlaması için en az 8 ile 12 aylık olması beklenmelidir.
Yuva Sadakati: İyi bir damızlık yuvasını ölümüne korur. Siz folluğa elinizi uzattığınızda korkup köşeye sinen değil, kanat kabartıp elinizi ısırmaya çalışan, yavrusuna siper olan kuş; karakterli ve muazzam bir damızlıktır.
Son Söz: Damızlık Hane, Kümesin Kasasıdır
Sevgili dostlar, damızlık kümesiniz sizin banka kasanızdır. Oraya koyacağınız her kuş, önümüzdeki 3-4 yılın kaderini belirler. Sırf rengi güzel diye, sırf komşunuz övdü diye veya pazarda ucuza buldunuz diye bir kuşu o kasanın içine koymayın.
İyice araştırın, elinize alıp tartın ve en önemlisi; hastalıklı, zayıf genetikli kuşlarla vakit kaybetmeyin.
Eguvercin.com ailesi olarak, yuvalıklarınızdan şampiyonların eksik olmadığı, seçtiğiniz her damızlığın size gurur dolu uçumlar yaşattığı harika bir sezon dileriz. Emekleriniz zayi olmasın, üretiminiz bereketli olsun!