Kuşçulukta en can sıkan şeylerden biri, sabah kümese girdiğinizde o neşeli kanat sesleri yerine köşeye pusmuş, tüylerini kabartıp gözlerini kısmış bir kuşla karşılaşmaktır. Çoğu yetiştirici böyle durumlarda kuşun üşüttüğünü veya cereyanda kaldığını düşünür. Ancak o durgunluğun ve hızla zayıflamanın arkasında genellikle çok daha sinsi bir düşman yatar: Halk arasında Paratifo olarak bildiğimiz Salmonella.
Eguvercin.com okurları için bu yazıda ezbere, kitaplık bilgileri bir kenara bırakıyoruz. Doğrudan kümes tecrübelerinden yola çıkarak, bu illeti nasıl tanıyacağınızı ve kuşlarınızı bu beladan nasıl kurtaracağınızı tüm detaylarıyla anlatacağım.
Bu Mikrop Kümese Nereden Geliyor?
"Benim kümesim pırıl pırıl, kuşlarımın keyfi yerinde, hastalık nereden gelecek?" diye düşünmeyin. Bu mikrop çoğu zaman dışarıdan kendi ellerimizle getirdiğimiz, güvendiğimiz ama aslında "taşıyıcı" olan o yeni kuşla başlar. Bazen de çatıda gezinen fareler veya açık yemliklere dadanan serçeler bu bakteriyi dışkılarıyla sulara ve yemlere bulaştırır.
Suluğa karışan ufacık bir hastalıklı dışkı, mikrobun tüm kümesi sarması için fazlasıyla yeterlidir. Özellikle tüy dökümü dönemleri, ağır antrenmanlar veya yarış sonrası kuşların direnci düştüğü an, bakteri fırsatı bulup anında patlak verir.
Hastalığı Nasıl Tanırız? Belirtiler Nelerdir?
Salmonella her kuşta aynı belirtiyi vermez ve bizi en çok yanıltan kısmı da budur. Kuşun zayıf noktası neresiyse oradan vurur. Yetiştirici olarak kuşlarınızı iyi gözlemlemeniz gereken durumlar şunlardır:
# 1. Bağırsakların Bozulması ve Kuruma:
En sık karşılaştığımız durumdur. Kuş bir anda göğüs jilet gibi olana kadar erimeye başlar. Dışkısı bozulur; su gibi, yeşilimsi ve sümüksü bir hal alır. Hayvanın iştahı tamamen kesilir, yem yemez ama sürekli su içme ihtiyacı duyar. İçtiği su da kursağında balon gibi birikir.
# 2. Kanat Düşmesi ve Topallama (Eklem Vurması):
Bazen kuş durduk yere topallamaya başlar veya kanadının birini aşağıya salar. Çoğu zaman "Uçarken tele takıldı, bir yere çarptı herhalde" der geçeriz. Oysa o kuşu elinize alıp eklem yerlerini yokladığınızda normal olmayan bir sıcaklık ve ur gibi sert şişlikler hissediyorsanız, durum travma değil doğrudan Paratifo'dur.
Mikrop kana karışıp eklemlere yerleşmiştir.
# 3. Yavru ve Yumurta Kayıpları:
Eğer sağlam bildiğiniz damızlıklarınızın yumurtaları sürekli boş çıkıyorsa, yavrular yumurtayı delemeyip içinden ölü çıkıyorsa durup bir düşünmek lazım. Çıkan yavrular da birkaç gün içinde aniden kafayı geriye atıp ölüyorsa, damızlıklarda kesinlikle Salmonella şüphesi vardır.
Tedavide Yapılan Yanlışlar ve Doğru Çözüm Yolları
İşin en kritik noktası burası. Bu hastalıkta yapılan en büyük hata, kuşa 2-3 gün ilaç verip "hafif toparladı, yeme düştü" diyerek tedaviyi yarıda kesmektir. Mikrop çok inatçıdır; ilacı erken keserseniz birkaç hafta sonra ilaca daha da dirençli bir şekilde, çok daha ağır geri döner.
Peki ne yapacağız?
Hastaları Ayırın: Belirti gösteren kuşları bir saniye bile düşünmeden sağlamların yanından alın. Suları, yemlikleri tamamen ayrı bir karantina kafesine koyun.
Doğru İlaç Kullanımı: İmkanınız varsa ölen bir kuşu veya dışkısını veterinere götürüp antibiyogram testi yaptırmak en kesin yoldur. Bu yapılamıyorsa, güvercinler için üretilmiş Enrofloksasin veya Amoksisilin etken maddeli kaliteli antibiyotiklere başvurmak gerekir.
Sabırlı Olun: Tedavi kesintisiz olarak en az 10 ile 14 gün arasında sürmelidir. Kanat ve bacak tutulmalarında bu sürenin 21 güne kadar uzaması normaldir. Eklemdeki o kireçlenmiş urların içindeki mikrobu kurutmak zaman alır.
Tedavi Sonrası Bakım: 14 gün boyunca ağır antibiyotik verdiğiniz kuşun bağırsağında ne iyi ne de kötü bakteri kalır; sistem tamamen sıfırlanır. İlaç biter bitmez mutlaka 3-4 gün üst üste iyi bir probiyotik ve B vitamini ağırlıklı multivitamin takviyesi yapmanız şart. Bunu yapmazsanız, kuş hastalıktan kurtulsa bile ilaç yorgunluğundan kurur gider.
Hastalıktan Korunmak İçin Altın Kurallar
Kuşu iyileştirmek işin sadece bir yüzü. Kümesi mikroptan arındırmazsanız her şey birkaç ay içinde başa döner. Tedavi bitiminde kümesin ızgaralarını, tünekleri ve follukları mutlaka pürmüzle yakmalı ve kaliteli dezenfektanlarla yıkamalısınız.
Kuşlar tam sağlığına kavuştuktan sonra Paratifo aşısı yapmak, kümesi garanti altına almanın en sağlam yoludur. Son bir kural olarak; kümese yeni bir kuş alırken kimden alırsanız alın, o kuşu en az iki hafta ayrı bir yerde gözlemlemeden kendi kuşlarınızın içine salmayın. Emeğinizi ve hevesinizi basit bir ihmalle tehlikeye atmayın.
Sağlıklı, kayıpsız ve bol yavrulu sezonlar dileriz.