Yaz ayları yüzünü gösterir, kümesler yavruyla dolar, her yer cıvıl cıvıldır... Derken bir sabah kümese girersiniz ve o pırıl pırıl yavruların gaga kenarlarında, göz kapaklarında sivilceye benzer tuhaf, sarımsı kabartılar görürsünüz. İşte o an içinize bir kurt düşer, anlarsınız ki kümesinize "Çiçek" (Pox virüsü) girmiştir.
Değerli Eguvercin.com ailesi, bugün hepimizin özellikle sıcak aylarda baş belası olan bu hastalığı ansiklopedi cümleleriyle değil; tamamen kümesin içinden, yaşanmış tecrübelerle ele alacağız. Çiçek hastalığını nasıl erkenden tanırız, o korkunç yaralarla nasıl başa çıkarız ve kümesi bu dertten nasıl kurtarırız? Gelin adım adım inceleyelim.
Bu İllet Kümese Nereden Geliyor?
Çiçek hastalığı durduk yere, kendi kendine üreyen bir şey değildir. Bir numaralı suçlusu sivrisinekler ve kan emici dış parazitlerdir (bit, kene). Dışarıda hastalıklı bir yaban güvercinini veya kumruyu ısıran sivrisinek, gelip sizin kümesinizin telinden içeri girip yavruyu ısırdığında virüsü doğrudan kana enjekte eder.
Bu yüzden çiçek, sivrisineklerin çoğaldığı yaz sonu ve sonbahar başlarında adeta patlama yapar.
İkinci bulaşma yolu ise kuşların kendi aralarındaki kavgalarıdır. Virüsü taşıyan ama henüz belirti göstermeyen bir kuş, bir diğerini gagalayıp kanattığında hastalık anında bulaşır. Aynı şekilde ortak suluklar da eğer kuşun ağzında yara varsa hastalığın yayılması için biçilmiş kaftandır.
Çiçek Hastalığını Nasıl Anlarız? (Belirtiler ve Teşhis)
Hastalık genelde iki farklı şekilde karşımıza çıkar ve her ikisinin de yarattığı tahribat birbirinden farklıdır. Kümesinize girdiğinizde şu iki durumu çok iyi ayırt etmeniz gerekir:
# 1. Dış Çiçek (Deri Formu - Görünen Yüzü)
En kolay fark edilen ve tedavisi nispeten daha kolay olan formdur. Kuşun tüysüz bölgelerinde başlar.
Nerelerde çıkar? Gaga kenarlarında, göz etrafında, bacaklarında ve ayak parmaklarında.
Nasıl görünür? Önce küçük, sarımsı bir sivilce veya su toplaması gibi başlar. Günler içinde büyüyerek sert, pürüzlü, kahverengi veya siyaha dönük bir kabuk (siğil) halini alır.
Tehlikesi nedir? Göz kapağında çıkanlar o kadar büyür ki kuşun gözünü tamamen kapatıp kör olmasına (gözün kurumasına) neden olabilir. Gaga kenarındakiler ise kuşun yem almasını, yutkunmasını engeller. Hayvan açlıktan zayıf düşer.
# 2. İç Çiçek (Islak Form - Sinsi Düşman)
İşte yetiştiriciyi en çok yanıltan ve hayvanı en hızlı ölüme götüren form budur! Virüs dışarıda değil, doğrudan kuşun solunum ve sindirim yolunda patlak verir.
Nasıl anlaşılır? Kuşun ağzını açtığınızda damağında, boğazında ve dilinin altında sarımsı, peynir gibi tabakalar görürsünüz. Kuş yutkunamaz, hırıltılı nefes alır, genelde ağzı açık durur.
Pamukçuk (Trichomoniasis) ile Karıştırmayın! Çoğu kişi boğazdaki bu sarı tabakayı görünce hemen "Pamukçuk oldu" sanır ve yanlış ilaca yüklenir. Pamukçuk genelde yumuşaktır, bir kulak çöpüyle hafifçe sildiğinizde peynir gibi dağılır ve kolayca gelir.
Ancak İç Çiçek tabakası ete resmen kök salmıştır. Kazımaya veya koparmaya kalkarsanız et kopar, hayvan çok ciddi kanar ve boğularak ölür.
Tedavi Sırasında Asla Yapılmaması Gerekenler
İşin püf noktasına geldik. Çiçek bir bakteri değil, virüstür. Yani "Gidip eczaneden en kuvvetli antibiyotiği alayım, suyuna katayım üç güne kurusun" mantığı burada maalesef işlemez. Antibiyotikler virüsleri öldürmez.
Yapılan en ölümcül hata: O siğilleri, kabukları tırnakla veya cımbızla koparmaktır! Çiçek yarasını kopardığınız an virüs kan yoluyla kuşun bütün vücuduna yayılır, iç organlara (karaciğere, akciğere) iner ve kurtarabileceğiniz hayvanı kendi ellerinizle öldürmüş olursunuz. Asla ama asla çiçek yaralarını kanatmayın!